MAFYA MISINIZ YOKSA SİYASETÇİ Mİ?

Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş'ın, 1 Haziran'da kanal Z televizyonunda yaptığı tehdit ve hakaret dolu açıklamalar ulusal basında da ses getirdi.
Siyasete Cumhuriyet Halk Partisi'nde başlayıp, ardından Demokratik Sol Parti'ye geçen, oradan da Ak Parti'de soluğu alan Ali Bektaş'ın, bir belediye başkanından çok 'mafya ağzıyla' savurduğu tehditler, hakaretler gerçekten çirkinceydi.

Elmas TV olarak, yakın zamanda Ali Bektaş'ın akrabalarını başkanı olduğu Kozlu Belediyesi'ne işe aldığını ileri süren bir haber yapmıştık. Bu Haberin hemen ardında da Ak Partili Belediye Meclis Üyesi'nin oğlunu işe aldığını iddia ettik.
Bu iki habere de Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş'tan bir yalanlama veya bir tekzip gelmedi.
Herhangi bir dava ada açılmadı, açıldıysa da bize bir tebligat ulaşmadı.

Şimdi bu haberin neresi yalan?
Neresi iftira?

Başkan Ali Bektaş katıldığı televizyon programında, sürekli, üstüne basa basa gazetecilerin para istediğinden, aldığı para değerinde haber yaptığından dem vurdu.
Bizim bugüne Ali Bektaş'tan da, başkanı olduğu belediyeden de bir talebimiz olmadı.
Ali Bektaş para istediğini iddia ettiği veya para karşılığı haber yaptığını ileri sürdüğü gazetecileri ifşa etmelidir.

İsim açıklamadan, yalan ve iftira söylemleri üzerinden tüm Zonguldak basınını zan altına sokmaya hiç kimsenin hakkı da haddi de yoktur.
Sürekli birlik ve beraberlikten bahseden...
Gönül belediyeciliğinden dem vuran...
Zonguldak yararını dilinden düşürmeyen Ak Partili siyasetçilerin ağzından çıkan tehdit ve hakaret dolu sözler yakışık almıyor.
'...Yargı  gereğini yapmazsa ben yaparım...'
'... Bundan sonra kimse sokakta rahat dolaşamayacak...'
'... İstediğinizi yazın, it ürür kervan yürür...'
'... Kaleminiz kırılır, size yazık olur...'
'... Benim teşkilatımı yazan, milletvekilimi yazan Zonguldak'a ihanet eder. Sarı Basın kartlarınızı yırtın...'
Bu sözler oturduğunuz makama, siyaset yaptığınız partiye, temsil ettiğiniz iradeye yakışıyor mu?
Siyasetçi misiz, yoksa mafya mı?

Çalışmalarınızı, hizmetlerinizi, kutlamalarınızı, anmalarınızı, belediye meclis toplantılarınızı nasıl sektirmeden yazıyorsak...
Yanlışlarınızı ve eksiklerinizi de yazacağız.
Varsa size iftira atan...
Varsa size şantaj yapan...
Varsa namusunuza, ailenize dil uzatan...
Varsa yalan haber yapan...
Zonguldak Adliyesi hemen limanın yanında.
Partinizin adı 'adalet' ile başlıyor.
İktidarda sizin partiniz var.
Adalet Bakanı Ak Partili...
İçişleri Bakanı Ak Partili...
Gidin mahkemelerde hakkınızı, hukukunuzu arayın.
Bir belediye başkanına da milletvekiline de yakışan davranış budur.

Yok efendim, 'yargı gereğini yapmazsa, ben yaparım..'
Yok efendim, 'kimse sokakta rahat dolaşamayacak...'
Yok efendim, 'kaleminiz kırılır, size yazık olur...'
Yok efendim, 'iş çirkefleşirse sana kök söktürürüm...'
Siz kimsiniz?
Mafya mısınız?
Gazetecileri mi döveceksiniz?
Canımızı mı alacaksınız?

Biz nasıl ki belediye başkanına, 'sen niye yollara asfalt döküyorsun' diye soramazsak, siz de bize 'niye haber yapıyorsunuz' diyemezsiniz.
Türkiye bir hukuk devleti, muz cumhuriyeti değil.
Bu memlekette yüce yargı varken, siz kendi adaletinizi uygulayamazsınız.

Unutmayın, siz halkı temsil ediyorsunuz ve biz de halkız.
Oturduğunuz makamların farkına varın.

Bu tehdit ve hakaret dolu açıklamalarınızla gazetecileri hedef gösteriyorsunuz.
Yarın, kraldan çok kralcı olan biri çıkar da bir gazeteciye saldırırsa, bunun sorumlusu sizlersiniz.
Siz siyasetçiler olarak tehdide, şantaja ve yalan habere pabuç bırakmayın.
Hakkınızı yasal sınırlar içerisinde arayın.
Ama kullandığınız bu mafya üslubundan vazgeçin.
Bu üslup sizin siyasetinize de Zonguldak'ın birlik ve beraberliğine de büyük zarar verir.


 

YORUM EKLE