İyi okul yoktur çalışkan öğrenci vardır

 Bu seneki LGS giriş sınavlarında Zonguldak birincisi Kilimli Cumhuriyet Ortaokulu öğrencisi Eren Parmaksız oldu. O da yetmezmiş gibi parmaksız herkesin hayallerini süsleyen Galatasaray Lisesi'ne girmeyi başardı. Kilimli Cumhuriyet Okulu'nun altı öğrencisi de Zonguldak Fen Lisesi'ne girmeye hak kazandılar. Öğrencilerimizi ve kendilerine emek veren öğretmenlerimizi gönülden kutluyor ve bu başarılarının kalıcı olmasını diliyorum.

 

Kilimli Cumhuriyet Okulu'nun ve öğrencilerimizin başarısı "İyi okul yoktur, çalışkan öğrenci vardır" sözünü doğrulaması bakımından son derece önemlidir. Keza veliler çocuklarının geleceklerini sağlama alabilmek için her yıl o okul senin bu öğretmen benim kendilerini paralayıp duruyorlar. Üstüne üstlük borç harç özel öğretmenler tutuyorlar. Oysa aklı bir karış havada, gözü akıllı telefonunda olan bir öğrenciyi hiçbir okul, hiçbir öğretmen başarılı kılamaz.

Bu bağlamda son kırk yılda ortaöğretimde kanaatimce çok ciddi hatalar yapılmıştır. Liseler Süper Lise, Anadolu Lisesi, Fen Lisesi gibi kategorilere ayrıldı ve bu okullara yerleştirmeler sınavla yapılmaya başlandı. Böyle olunca tüm çalışkan öğrenci nüfusu semt okullarından arındırılmış oldu. Geriye başarısız addedilen öğrenciler kaldı. Hal böyle olunca semt okullarına giden öğrenciler kendilerini vazgeçilmiş olarak hissetmeye başladılar. Bu onları daha da ümitsiz kılmaya başladı. Bu okullardaki öğretmenler de çıtayı yukarı çekebilecek öğrencilerden yoksun kaldıkları için idealizmlerini yitirmeye başladılar. Böylece kayıp nesiller ve kayıp okullar ortaya çıktı.

Şahsen ben 1980'li yılların sonunda Çelikel Lisesi'ni bitirdim. Bizim zamanımızda da Anadolu Lisesi, Kolej ve Fen Lisesi vardı. Ancak pek çoğumuz gibi ben de bu sınavlara girmeyi düşünmedim bile. Çünkü okulumuza ve öğretmenlerimize güvenimiz tamdı. Okullar arasında adeta bir yarış vardı. Ancak sonraki süreçte bu rekabet ortamı ortadan kalktı. Çünkü yukarıda da ifade ettiğim gibi denklemin en önemli unsuru olan çalışkan öğrenci profili semt okullarından uzaklaşmış oldu.

Kilimli Cumhuriyet Ortaokulu bize yeniden gösterdi ki, doğru bir yönetim anlayışı ile semt okulları da başarılı sonuçlar elde edebilir. Zamanın da Çelikel'in bu kadar yükselmesinde de rahmetli hocamız Can Polat Pamay'ın ve yönetim anlayışının büyük katkısı vardı. Elbette çok ileri düzey öğrenciler için sınavla girilen sınırlı sayıda okullar var olmalıdır. Ancak semt okullarını yok sayan anlayış o okullardaki öğrencilerimize de, öğretmenlerimize de, ülkemize de haksızlık olacaktır. Bu arada gençlerimiz bizim en önemli servetimizdir. Bu nedenle okul yöneticilerinin bu bilinçle atanması gerekir. Kerameti kendinden menkul yöneticiler, hem öğrencilerin hem de öğretmenlerin şevkini kıracağından geleceğimizi yok edeceklerdir. Bu da ülkemize yapılacak en büyük ihanet olacaktır.

Son olarak şunu da hatırlatmak isterim; dijital dönemin sağladığı yüksek hızda iletişim çağında, gençlerimizin karakterini okullarda şekillendirmek pek mümkün değildir. Hele ki çevrelerinde bunca ahlaki yozlaşmanın olduğu bir ortamda… Bu bakımdan onlara edindikleri bilgileri sorgulamayı ve nasıl verimli kullanabileceklerini öğretmeyi denemeliyiz. Bu noktada nasıl ki gençleri istedikleri bir okula gitmelerini zorla engellemek yanlış ise, girmek istemedikleri bir okula gitmeye zorlamak da yanlış olacaktır.

YORUM EKLE