Liman doldurulur mu?

Başta yol inşaatı olmak üzere inşaat sektörünün en önemli maliyetlerinden birisi araziden çıkan hafriyatın taşınmasıdır. Hafriyat, inşaat alanına ne kadar yakın ve kolay erişilebilir bir yere dökülebilirse maliyette bir o kadar aşağı çekilmiş olur. Bu nedenle, yüklenicilerin yerel yönetimleri ikna ederek, yasal döküm yerleri yerine, kendilerine daha yakın yerlere döküm yapabilme çabalarına sıkça rastlanır. Topoğrafyası bozuk ve denize kıyısı olan şehirlerde elbette ki en kolay yerler deniz ve dere kenarlarıdır. Minareyi çalan kılıfını da hazırlar misali bahanesi de hazırdır “alan kazanacağız!”. Oysa doğanın dengesini bozan bu tip uygulamaların doğuracağı sonuçlardan ya bihaberdirler ya da umursamamaktadırlar.
Liman doldurma olayı da bir zihni sinir projesi olarak böyle bir düşünceden ilham almış olsa gerek. Keza dünyada liman yapıp sonra da alan kazanmak amacıyla onu doldurmaya kalkan akıl sahipleri pek bulunmuyor doğrusu. Kıyı mühendisi arkadaşlarıma sordum onlar da çok düşündüler ama akıllarına bir örnek gelmedi. Maalesef bir kısım iyi niyetli insanların da bilgi yetersizliği nedeniyle bu düşünceye sahip çıktığı olabiliyor. Burada en temel gerekçe olarak, Çatalağzı’nda bulunan özel bir limana ilaveten Filyos Limanı tamamlandığında, Zonguldak Limanı’na ihtiyaç kalmayacağı öne sürülüyor. Bu düşünce birçok açıdan sakıncalıdır. Birincisi, bir liman başlı başına bir güzelliktir, onu doldurmak güzelliği ortadan kaldırmaktır; Zonguldak Limanı’ndan güneşin batışını seyretmemiş olanlar ne demek istediğimizi bilemezler. İkincisi mevcut bir liman kaptanlar için her zaman bir alternatiftir; fırtınada en yakın liman hangisi ise ona sığınılır. Üçüncüsü, geçtiğimiz yıl yaşanan fırtınada oluşan 8 metrelik dalgalar yakınımızdaki özel liman dahil pek çok limana ağır hasar vermiştir, ancak onca yıpranmışlığına rağmen Zonguldak Limanı ciddi bir hasar almamıştır. Çünkü Fener Burnu Karadenizin hakim rüzgarları olan Kuzey rüzgarlarına karşı Zonguldak Limanına büyük oranda koruma sağlamaktadır. Zaten yakın çevrede doğal koruması en yüksek yer burası olduğundan, yüz yıl önce Liman yapanlar burayı seçmişlerdir. Filyos Limanı da kuzey rüzgarlarına açıktır. Dolayısıyla benzer bir fırtınada Zonguldak Limanı her zaman B planı olacaktır. Ayrıca Çatalağzındaki Liman özel firmanın kendi ihtiyacına ancak yetmektedir. Filyos Endüstri Bölgesi de beklenen gelişmeyi gösterirse buradaki Limanın kapasitesi de yetersiz kalırsa ne olur? Eğer önümüzdeki yıllarda başarılı bir yerel yönetim uygulaması söz konusu olsa ve Zonguldak yelkenciler için bir durak noktası olsa, Limanınız olmadığında onları nerede ağırlayacaksınız. Son olarak, Ro-Ro taşımacılığı vesilesiyle uzun yol şoförlerinin yeme içmesi dahil şehre önemli bir ekonomik girdi sağlanmaktadır. Liman kalktığında esnaf, bu girdiden mahrum kalacağını bilmelidir.
Zonguldak’ta yer olmadığı iddiası safsatadan ibarettir ve artık kabak tadı vermektedir. Örneğin MFA şirketinin devasa binası Çaydamar’ın sonundaki bir alanda yükselmektedir. Demek ki istenince yer bulunabiliyormuş. Dünyada pek çok ünlü kent vardır ki dağlık bölgelerde kurulmuştur. Yerleşim planlama bir mühendislik işidir. Mühendislik ilkelerine uygun hareket edilirse her türlü arazide yaşanabilir kentler kurmak mümkündür. Zonguldak’taki sorun arazilerin çarpık kentleşmenin işgali altında olmasıdır. Yapılması gereken kentsel dönüşümü gerçekleştirebilecek cesaretin sergilenmesidir. Bir diğer sorun da, bir kesimin Zonguldak’ın Gazipaşa Caddesi dışına genişlemesini istememesidir. Bu kesimin kent üzerindeki vesayetinin kırılması hem kentin hem de onların faydasına olacaktır da farkında değiller.
YORUM EKLE
YORUMLAR
Orhan Gümüş
Orhan Gümüş - 2 hafta Önce

Sevgili Hocam kaleminize sağlık. Anlayanlara... Anlaşılması dileklerimle. Saygılarımla