Katliam var!

Fırsat buldukça Zonguldak farklı noktalarından geçiyoruz.
Her noktada bir katliam var.
Devlet nerede?
Devlet tek kelimeyle sermayenin yanında.
Bazı devlet idarecileri her şeyin farkında ancak onlara karşı koymamaları öğretilmiş.
*
Geçtiğimiz günlerde yayınlanan bir harita vardı.
Türkiye haritasında yeşil kalan tek alan karadeniz kıyıları.
Böyle giderse 50 yıla kalmadan Karadeniz’de de Konya havası esecek.
Böylesi bir açlık.
Böylesi bir ihtiras.
Böylesi bir kin.
Başka hangi ülkede olabilir ki?
*
Dünyanın ve ülkemizin en özel ormanlarından ve kanyonlarından biri olan Yenice Şeker kanyonu üzerine HES yapılıyor.
Para ile satın alınmış bürokratlar sesini çıkaramıyor!
Yargı debeleniyor!
Yol geçerken bile yapan yaşamının olumsuz etkilenmemesi için tedbir alınması gereken bir bölgede katliam var.
*
Zonguldak merkez ve ilçelerinde plansız, parksız, otoparksız binalar yapılarak zenginler yaratılıyor.
Ama her bahçeden, her sokaktan yüzlerce ağaç kesiliyor.
Herkesin gözü önünde.
Bir de yalan uyduruyorlar.
Mesela Kozlu.
Mesela Çınartepe TOKİ proje alanı.
Ve yüzlerce ayrı noktada.
*
Adam doğanın içine sosyal tesis, kamp alanı yapıyor.
Öylesine salakça bir adamlar alanın içinde ağaçlar kesilerek yeni alanlar yaratılıyor.
*
Mesela Kandilli Tas gölü çevresinde kuvarz madeni çıkarılıyor.
Uyduruk bir ÇED raporunu eline alan firma hızını alamamış bir oburlukla bin bir bahane ile koca bir ormanı talan ediyor.
*
Kozlu Ilıksu’da iyi ayrı noktada taş ocağı çalışıyor.
Devasa ormanlar yok ediliyor.
Zonguldak’ın gelmiş geçmiş valileri izliyor.
Çevre Müdürleri izliyor.
“Adam işini Ankara’dan bağlamış” ne yapabiliriz gibi bahaneleri kabul etmemizi bekliyorlar.
*
Santrallerin yarattığı kirlilik, tehdit konusunda bugüne kadar çok şey yazıldı.
Çevre Bakanlığı’nın herkesten sakladığı raporda; “Yeni santraller kesinlikle yapılamaz” diyor.
Peki raporu kim sakladı?
Vali Ahmet Çınar geçen 29 Ekim’deki doğa yürüyüşünü neden yeni termik santral yapılmak istenen alana yaptı?
Ve neden görevden alındı?
*
Mesele Çaycuma Çayır Mağarası.
Mağaranın ve oradaki tarihi köprünün dibine kalker ocağı açıyorlar.
Kimseden ses çıkmıyor.
Buraya ÇED raporu veren adamların zekası kesinlikle geridir!
İsterlerse mahkemeye gitsinler.
Onlara mahkemede ispat edeyim!
*
Ve daha çok örnek var.
Zonguldak’ın her noktasında.
Her sokağında.
*
Tüm bunlar olurken ranta ortak olanlar susuyor.
Biraz olsun sesini çıkarmaya çalışanlar; “Bir avuç çevreci” gibi aptalca bir yakıştırmayla küçümseniyor.
Çevreci olmaya gerek yok.
İnsan olun yeter!
*
Ülkenin her tarafında ayrı bir katliam var.
Zonguldak’ın her tarafında katliam var.
Siyasetçiler, bürokratlar bunca katliama seyirci kalıyor!
Korkmayın.
Bir gün hepiniz aldığınız ve seyirci kaldığının kararlar nedeniyle pişman olacaksınız!
Patronlara, ranta, Ankara’ya bu kadar teslim olmayın!
El insaf!

     

Nefret politikası!

       
Güzelim Türkiye.
Daha güzel bir ülke hayal eden milyonlar.
Siyasi görüşü ne olursa olsun; “Önce ülkem” diyen sevdalılar.
Politik hançerle her gün delik deşik edilen milli değerler.
Aldatılan koca bir millet.
Aldatılan koca bir halk.
Koca koca adamların, siyasi liderlerin nefret söylemleri eşliğinde birbirinden koparılan, kutuplaştırılan, çatıştırılan halk.
Ve medya.
Tükürdüğünü yalayan, siyasi ve ekonomik rant uğruna ülkenin bağrına bağrına her gün yeni bir hançer saplayan medya.
Siyasetçilere yaranma uğruna ülkeyi satan, özünde inanmadığını inandırmak için saniyede 90 takla atan medya.
Bakarken utanıyorum.
Bu ülke bizim.
Bu ülke hepimizin.
Bu ülkede kim başkalarını ötekileştirmeye çalışıyorsa asıl ötekileştirdiği kendisidir.
Nefret dilinin peşine takılıp gitmek isteyenler istedikleri yere gidebilirler.
Yaşananlara bakıyoruz.
Söylemlere bakıyoruz.
Siyasilere bakıyoruz.
Medyaya bakıyoruz.
Bir ülkeye, biz ülke insanlarına bu kadar kötülüğü nasıl yapabilirler anlamak mümkün değil.
Bir de alkış tutanlar var!
Her … alkış tutanlar!
Anlamadan, sorgulamadan, düşünmeden, değerlendirmeden.
Akıl ve vicdan süzgecinden geçirmeden ne sunulursa ona inanan kitleler!
Yazık bu güzel ülkeye!

     

Liman ne olacak?

       
Vali Ahmet Çınar aslında Zonguldak Limanı çevresindeki mezbelelik alanı yıkarken kentin yeni ve modern bir kordona kavuşmasının temelini attı.
Zamanlaması ve yöntemi eleştirilebilir.
Özellikle balıkçı ve balıkçı kültürünün yaşatılması için projenin revize edilmesi şart.
Ancak eski ve hoş olmayan tabloların da ortadan kaldırılması gerekiyordu.
Vali Ahmet Çınar pek çok şeyi söylemeden gitti.
Şimdi anlıyoruz ki bazı rant çevreleri onun Zonguldak’tan alınması için şer ve çıkar ortaklığı yapmışlar.
Vali Çınar; “Benim işim değil ama Zonguldaklılara da yazık. Burasını devletin valisi olarak ben yıkmazsam belediye başkanları asla cesaret edemez, direnemezler” düşüncesindeydi.
Ancak Ak Partili siyasetçiler bu düşünceye ve projeye sahip çıkmadılar.
Top döndü dolaştı Ak Partili Belediye Başkanı Ömer Selim Alan’ın önüne geldi.
Şimdi merak ediyoruz.
Sahil projesi nasıl yapılacak?
Kim yapacak?
Nasıl yapacak?
Özel İdare mi yapacak Zonguldak Belediyesi mi?
Asfaltla birlikte eş zamanla yürütülmesi gereken bir proje.
Kamuoyuna bir açıklama bekliyoruz!

    

Basın!

     
Bizim siyasetçiler ve bürokratlar her zaman kulağa hoş gelen yazılar okumak istiyor.
Bizim görevimiz vatandaşın duygularına, halkın ve devletin menfaatine düşüncelerimizi içtenlikle ve samimiyetle dile getirmek.
İsteyen istediği şekilde anlayabilir.
Üç kuruşluk menfaat için görüş değiştiren, inanmadığını yazanların gazeteciliğini daha doğru, kendiniz ve kentimiz için daha faydalı buluyorsanız lütfen onlara gidin!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kara Deniz
Kara Deniz - 4 ay Önce

Sen büyük gazetelerde yazacak adamsın. Yazdıklarına katılmamak elde değil.Tebrik ve teşekkür ederim..

misafir zonguldaklı
misafir zonguldaklı - 4 ay Önce

çok teşekkür ediyorum zonguldak adına

Kutlu Günvar
Kutlu Günvar - 4 ay Önce

Kalemine sağlık, doğa mücadelemiz yıllardır sürüyor sürecek, sizler gibi değerli basın arkamızda oldukça bizim enerjimiz daha yükseliyor hız veriyor bizlere, sağolun varolun, ülke sevdalıları..