Prof. Dr. Salih Yılmaz, FETÖ'nün gerçek yüzünü anlattı

Zonguldak'ta 'O Gece Yaşananlar' konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Salih Yılmaz, "Pişman olmuş gerçek bir FETÖ'cü görmedim. Bu kendi gözlemim. O kadar bağımlılık oluşturmuş ki beyin, kafa tamamen robot şekliyle işler haline geliyor. Bunlar artık kendilerinin cennete gideceğine inanıyor. Ne tür günah işlerse işleseler bu devleti yıkmakla cennete gideceklerine inanıyorlar. Kendilerini bir anlamda haşa Allah'a doğrudan iletişim kuran Allah'ın onlara karşı büyük bir bağışlayıcılık içerisinde olduğu bir düşünce tarzı, sapkın bir düşünce tarzı oluşmuş" dedi.

Prof. Dr. Salih Yılmaz, FETÖ'nün gerçek yüzünü anlattı

Sezai Karakoç Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen program saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu. Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz'ın yanı sıra protokol üyelerinin katıldığı programın açılış konuşmasını ZBEÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Çufalı yaptı. Çufalı, 15 Temmuz'un yıl dönümünde bir araya gelindiğini ifade ederek: "2016 yılı 15 Temmuz kapkara bir geceydi. Sabahın aydınlığında tamamen kurtulabildik. O gece yaşananları hiçbirimiz unutmayacağız. Türkiye çok darbe ve darbe teşebbüsleri gördü. Dünyada da bu tür darbeler oldu. Ama 15 Temmuz'un bir benzeri görülmedi. İnşallah bir daha görülmez" dedi.
Program, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Yılmaz'ın "O Gece Yaşananlar" başlıklı konferansı ile devam etti.

"FETÖ'ye komünizmle mücadele etmesi için destek veriliyor"
2. Dünya Savaşı sonrası dünyanın iki kutuplu bir hal aldığını ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin Sovyet bloğuna karşı duvar olarak kullanıldığını anlattı. FETÖ'nün devşirilmesinin soğuk savaş döneminde komünizmle mücadele etmek amacıyla yapıldığını söyleyen Yılmaz, şöyle devam etti:
"Buraya nereden gelindi. Nasıl oldu? Gerçekten FETÖ denen bu örgüt bunu kendi aklıyla mı başardı? Bunu kendi aklıyla becerebilir miydi? Neden böyle bir şeye ihtiyaç duydu? Onun öncesine bakmak lazım. 2. Dünya Savaşı sonrası dünya iki kutuplu bir dünya oldu. Bir tarafta ABD liderliğinde bir tarafta Sovyetler Birliği liderliğinde dünya oluşmaya başladı. Dünya oluşmaya başlarken batı liderliğindeki blok, Türkiye'yi Sovyet bloğuna karşı duvar olarak kullandı. Yani komünizmin yayılmaması için ilk cephe Türkiye olarak düşünüldü. Türkiye'de belki de binlerce casus, istihbaratçı, olduğu merkez haline geldi. Böyle olunca ABD, İngiltere, Fransa, Almanya'dan yüzlerce binlerce kişiyi Ankara ve İstanbul'da soğuk savaş sırasında istihdam ederseniz bunun karşılığında da o insanların rahat çalışmasını sağlayacak rahat bilgi akışını sağlayacak devleti koordine etmeniz lazım. Türkiye Cumhuriyeti devleti sistemini koordine etmeniz lazım. Bunu nasıl koordine edebilirsiniz? İçeriden taraftar bulmanız lazım. İşte FETÖ'nün devşirilmesi de soğuk savaş döneminde komünizmle mücadele amacıyla yapılmış. Yani bu liderin askerlik döneminde buna ulaşıldığını yani orduda görevdeyken askerlik yapmaya gitmişken bu kişiyle iletişim kuruluyor. Komünizmle mücadele etmesi için buna destek veriliyor."

"Asıl amaç paralel devlet kurmak"
Yılmaz, FETÖ'nün dini bir örgütlenme olarak gözüktüğünü ancak asıl amacının dini duyguların kullanılarak paralel devlet kurmak olduğunun altını çizdi. Yılmaz, "Görünüşte dini bir örgütlenme olarak gözükebilir. Dini duygular kullanmış, insanların en hassas noktası üzerine yatırım yapmış bir cemaat gibi görülebilir. Asıl amaç paralel bir devlet kurmak. Bunun birinci önceliği de komünizmle mücadele yapılırken orduda bir yapılanmaya gitmişler. Bu gizli bir yapılanma. Bu sistemi daha sonra devletin diğer dairelerinde de yapmışlar. Böyle bir yapılanmanın ayakta kalabilmesi için aynı zamanda ekonomik bir yapılanma kurmaları gerekiyor. CIA ABD'de bu tür yapılanmaları başka yerlerde de denemiş. Belki doğrudan FETÖ gibi dini bir yapılanma üzerinde değil ama farklı tarikatlar, örgütler üzerinden bir ekonomik destek kurmuş. Türkiye'deki yapılanma da bu ekonomik destek üzerine kurulmuş" diye ifade etti.

"Sizi perdelemek için böyle bir sistem kurmuş"
Türkiye'de FETÖ'nün bu kadar büyümesine dikkat çeken, Salih Yılmaz, "Biz neden böyle bir örgütün doğuşuna Türkiye'de bu kadar büyümesine imkan verdiler? Niye böyle oldu? Bunu bir kişi, bir grup, bir parti yapmadı. Bunu hepimiz yaptık. Neden? Çünkü bizim Türkiye'deki yaşayan toplumun hassas duygusu dini inançları. Bu dini inançlar üzerinden FETÖ bunu hedeflemiş. Bunun üzerinde çalışmış zaten. Diyor ki bize yardım ederseniz sevap kazanacaksınız. Öbür dünyada cennete gideceksiniz. Kaynakları devletin gelişmesi için dini bütün insanları yetiştirmek için kullanıyoruz diyor ama bunu sadece sizi perdelemek için böyle bir sistem kurmuş. Ne zaman ki devlet aklı dediğimiz akıl bunların farkına varmış. Diyor ki ne oluyor? Ortada bir devlet var. Bir de bu devlete paralel bir devlet var. Sizin bakanlar kurulunuz var. Ama böyle bir örgütün de kendi bakanlar kurulu var. Sizin iş adamları kurulunuz var. Böyle bir örgütün de iş adamları kurulu var. Öğretmenleri var, doktorlar, hakimler, savcılar kendi aralarında karar mekanizması kurarak devleti yönetmeye çalışıyorlar. Ama devlet bunun farkına varmış" şeklinde konuşmasına devam etti.

"Anayasanız devamlı değişiyorsa bu tür yapılanmalara uygun bir hal alıyor"
2. Dünya Savaşı sonrasında bu sistemin devlet sistemi tam oturmamış ülkelerde uygulandığını ifade eden Yılmaz, "ABD 2. dünya savaşından sonra bu sistemi özellikle devlet sistemi tam oturmamış ülkelerde uygulamış. Bu ne demek? Eğer devletiniz tarihten gelen bir yapılanma üzerinde devam etmiyorsa devamlı değişiyorsa, anayasanız devamlı değişiyorsa, kurallarınız devamlı değişiyorsa o zaman bu tür yapılanmalara uygun bir hal alıyor" dedi.

"ABD, FETÖ'yü sadece Türkiye üzerinde kurmamış"
Salih Yılmaz, Türkiye'nin İslam Dünyası'nın yanı sıra Balkanlar, Kafkasya, Uzak Doğu'da da insan hakları konusunda sesini çıkarttığını hatırlatarak şöyle devam etti:
"Bunların dertleriyle dertlenen, sadece İslam dünyası, Filistin, Irak, Afganistan diye düşünmüyoruz. Türkiye balkanlara da gitmiş. Kafkasya, Uzak Doğu ve Sudan'a da gitmiş. İnsan hakları konusunda kim sıkıntı çektiyse Türkiye ses çıkartmaya başlıyor. Bir lider ülke konumuna geliyor. O zaman deniliyor ki Türkiye'yi durdurmamız lazım. Ne yapmamız lazım? Elimizde en güçlü silah, uzun zamandır yatırım yaptığımız ve bize garanti veren bir örgüt var. Dini yapılanma üzerinde. Bir de ABD; FETÖ'yü sadece Türkiye üzerinde kurmamış. Öyle bir yatırım yapıyor ki bunu Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra Orta Asya'da, Kafkasya'da yüzlerce okul açarak o ülkeleri de kendisine bağımlı hale getirecek. O okullarda yetişecek öğrencileri ABD'ye götürüp bürokrasiyi onlardan, orduyu onlardan kurabilecek bir tarz olarak FETÖ'yü bir araç olarak kullanıyor. Kullanmaya da halen günümüzde bazı ülkelerde devam ediyor. FETÖ de ABD'ye şunun garantisini vermiş. Türkiye içerisinde elimin uzanmayacağı hiçbir şey yok. Halkı da buna ikna ettim. Halk tarafından bana çok büyük destek var. Ben bu darbeyi yapabilirim bağlamında onlara garanti vermiş."

"Sapkın bir düşünce tarzı"
Yılmaz, "Pişman olmuş gerçek bir FETÖ'cü görmedim. Bu kendi gözlemim. O kadar bağımlılık oluşturmuş ki beyin, kafa tamamen robot şekliyle işler haline geliyor. Bunlar artık kendilerinin cennete gideceğine inanıyor. Ne tür günah işlerse işleseler bu devleti yıkmakla cennete gideceklerine inanıyorlar. Kendilerini bir anlamda haşa Allah'a doğrudan iletişim kuran Allah'ın onlara karşı büyük bir bağışlayıcılık içerisinde olduğu bir düşünce tarzı, sapkın bir düşünce tarzı oluşmuş" dedi.

ELMAS TV

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER