Çok önemliydi... Boş koltuklara konuştular...

Boş koltuklara konuştular...

Çok önemliydi... Boş koltuklara konuştular...

Bülent Ecevit Üniversitesi(BEÜ) Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin düzenlediği 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin 18'inci Yılı Paneli'ne basın mensupları ve iki akademisyen dışında kimse katılmayınca salon boş kaldı. Paneli iptal etmeyerek devam eden BEÜ Rektör Yardımcısı ve Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, "Bizim yarın ya da bugün deprem olacakmış şeklinde tedbirlerimizi hızlı bir şekilde alıyor olmamız, uygulamaya geçiliyor olmamız lazım" dedi.

BEÜ Afet Uygulama ve Araştırma Merkezince, 17 Ağustos Marmara Depreminin 18'inci yıldönümü nedeniyle ‘deprem ve etkileri' paneli düzenledi. Panele BEÜ Rektör Yardımcısı ve Afet Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, Yrd. Doç. Dr. Kurtuluş Serdar Görmüş, Yrd. Doç. Dr. Saygın Abdikan ve araştırma görevlisi Gökhan Gürbüz konuşmacı olarak katıldı. Prof. Dr. Arif Amirov Konferans Salonu'ndaki panele basın mensupları haricinde sadece iki akademisyen katılınca salon boş kaldı. Paneli iptal etmeyerek sürdüren Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, 17 Ağustos Marmara ve Ege Bölgesi'nde yaşanan depremler ile Türkiye'nin deprem geleceği konusunda açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, bu yılın başından itibaren Çanakkale, Ayvacık, Muğla ve Bodrum'da deprem fırtınası yaşandığını, depremlerin kendilerini hatırlattığını söyledi. Yaşanan depremlerin ardından "Şu tarihte deprem olacak. Şu tarihte deprem beklemiyoruz' şeklinde kamuoyuna yanlış bilgiler aktarıldığını belirten Kutoğlu, şöyle dedi:

"Uluslararası literatüre baktığınız zaman Marmara depremiyle ilgili olasılıklar söz konusu. Her geçtiğimiz gün bu olasılıklar artıyor. Bugün de Marmara denizinde deprem olma olasılığı var. Yarın biraz daha artacak, önümüzdeki yıl biraz daha artacak bu şekilde devam edecek. Uluslararası literatürde yapılan çalışmalara göre Marmara denizindeki faylarda 2030'lu yıllara kadar bugünden artarak devam eden şeklinde yüzde 30'lara varan deprem olma olasılığı var. Bütünleşik anlamda baktığınız zamanda herhangi bir fayın kırılma olasılığı yine uluslararası literatürde yayınlanmış eserlerde yüzde 40'lar civarında deprem olasılığı var. Bu, gün gün giderek artıyor. Bizim yarın ya da bugün deprem olacakmış şeklinde tedbirlerimizi hızlı bir şekilde alıyor olmamız, uygulamaya geçiliyor olmamız lazım. Sorunlu zeminlerden uzaklaşıyor olmamız lazım."

'EGE BÖLGESİ'NDE DEPREM OLURSA TSUNAMİ BOYU 3.5 METREYE ULAŞABİLİR'

Prof. Dr. Kutoğlu, Ege Denizi'nin içinde bulunan büyük dalma-batma bölgeleri ve kıta sınırlarında deprem olması durumunda tsunami etkisinin daha büyük olacağını ifade etti. Tsunami etkisinin 3.5 metreye kadar çıkabileceğini anlatan Prof. Dr. Kutoğlu, "O zaman buna da hazırlıklı olmak lazım. 50-60 santimlik bir dalgada biraz sınırlıda olsa bir takım sıkıntılar oldu. Karaya etkisi ne olabilir? Düşük kotlu alanlarda 3.5 metrelik bir dalga kotu düşük olduğu, eğimin düşük olduğu kıyılarda daha fazla içeriye girip daha fazla hasar verme potansiyeli var. Onun için bu yapılan çalışmaların kağıt üzerinde kalmaması lazım. Yerel idarelerimizin bu çalışmaları alarak risk haritalarını oluşturmaları ve imar düzenlemelerinin de bunlara göre oluşturmaları lazım. Bilimsel çalışmaların doğrultusunda bununla ilgili düzenlemeleri biran önce hayata geçirmemiz lazım. Hala da denize sıfır o bölgelerde yapıların yükseldiğini görüyorsunuz" dedi.

Panel, Yrd. Doç. Dr. Kurtuluş Sedar Görmüş, Yrd. Doç. Dr. Saygın Abdikan ve araştırma görevlisi Gökhan Gürbüz'ün konuşmalarının ardından sona erdi.

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2017, 06:00
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER