Çolakoğlu ve Kantarcı’ya çağrı!

Bizde ne yazık ki goygoydan, nefretten, kavgadan, çekişmeden beslenen çok.
Biz gazeteci olarak yıllardan beri kenti beraber büyütebilmeyi paylaşabilmeyi savunuyorum.
Ama siyasette önder olması gerekenlerin çoğu gerekli adımları atmıyorum.
Şimdi buradan bir çağrı yapıyorum.
İki önemli isim.
İki güzel rakip!
Bu kent için lazım.
Siyasetleri ayrı olabilir amaçları hizmet.
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Ak Parti Çaycuma İlçe Başkanlığı’ndan Milletvekilliğine uzanan Ahmet Çolakoğlu’nu ziyaret etti.
Aradan aylar geçti.
Genel seçimlerden sonra yerel seçimler de sona erdi.
Aradan üç geçti.
Çolakoğlu yaşadığı ilçenin belediye başkanı Kantarcı’yı makamında ziyaret etme zahmetine katlanmadı.
Buradan söylüyorum.
Korkarak siyaset olmaz.
Kaçarak hizmet, siyaset, paylaşma, kucaklaşma olmaz.
Filyos ve Çaycuma Zonguldak’ın geleceği.
Bu iki ismin bir araya gelmekten başka çaresi yok.
Yağcı takımı, çıkar çevresi kavga çıkarmaya bayılır.
O onların sorunu.
Her iki isim de bu duygulara yenilmeyecek kadar, bu adamlara prim vermeyecek kadar deneyimli, özverili.
Arada ki sorun neyse giderin.
Hatta ve hatta ayda bir baş başa odaya kapanıp tartışın.
Kafanızı gözünüzü kırın.
Patlatın çatlatın ama ayda bir bunu yapın.
Göreceksiniz siz kazanacaksınız.
Göreceksiniz Çaycuma kazanacak.
Göreceksiniz Zonguldak kazanacak.
Siyaset; bölerek, parçalayarak, eksilterek, yok sayarak, ötekileştirerek yapılmaz.

*

Köprüyü yıkamazsınız -2
Dün bu başlıkla yazmıştım.
Büyük çoğunluğun köprünün yıkılmasını istediğini öğrendik.
Çok sayıda eleştiri geldi.
Köprü altı esnafının bizi paraya boğduğunu yazanlar oldu!
Valla olsa yazanlarla paylaşacağım.
Köprü altı esnafının pek çoğunun 3 liraya kiraladıkları dükkanları 13 liraya kiraya verdiği gerçeği ile benim yazdıklarım farklı şeylerdi oysa.
Ve ne yazık ki gelen yorumların çoğunun yazıyı okumadan ne yazdıklarına karar verdiklerini gördüm.
Şimdi bir kez daha diyorum ki; bir, köprüyü yıkmak için önce projesini açıklamak gerekir.
Ankara’da çiziliyor.
İkincisi Mithatpaşa Tüneli açılmadan zaten yıkamazsınız.
Üçüncüsü köprüyü yıkmadan önce alttan trafiği düzenleyecek yol veya köprüleri yapmanız lazım.
Dördüncüsü Bakan beyin; “Bu köprü çok yüksek” demesiyle köprü üç metre aşağı indirilemez!
Bizim sorunumuz köprünün yüksek olması değil.
Beşincisi biz daha asfalt ihalesini yapamadık ki köprüyü yıkacak iradeyi nereden bulacağız!
Altıncısı, köprünün yıkılmasına neden ve nasıl karar vereceğiz. Bakımını yapıp yaşatmak mı daha önemli yıkıp geçmişi olan talan etmek mi?
Yedincisi Zonguldak’ın köprüden çok daha önemli sorunları var. Köprü yıkılınca işsizlik sona ermeyecek, yeni işyerleri açılmayacak, caddede sorunlar bitmeyecek.
Sekizincisi, Köprü kendiliğinden yıkılır mı? O zaman yiyorsa önce Özel İdare ve diğer binalara yapılan sabitlemeleri sökün!
Dokuzuncusu, Köprüden önce çökme tehlikesi olan bir merkez çarşısı var. Köprü ile birlikte orasını da meydan yapacak mıyız yapmayacak mıyız?
Dokuz buçuk!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sosyete
Sosyete - 3 gün Önce

Siz önce şehri duzelttin sonra köprüye bakın köprü üzerinde özel idareye verilen otoparkı kaldirin yasaksa oda yasak resmi daire falan hikaye yiyosa kaldirin