CHP’NİN SEÇİMİ!

Hafta sonu yapılacak CHP merkez ilçe kongresiyle, bu partinin kongresi sürecinin ilk ayağı geçilmiş olacak.
Ardından 23 Şubat’ta il kongresi var.
Ülke genelinde hem ilçe hem de il kongrelerinin sonucu, CHP adına oldukça önem taşıyor.
Kurultay sonucunun hemen hemen belli olduğu CHP’de, yerel teşkilatların yeniden belirlenmesiyle ilk genel seçimde iktidar olmanın yolları aranacak.
Bunun için CHP’nin önünde iki yol var.
İlki; İktidar olmanın önünü açacak yeni yüzler ve kadrolarla hareket etmek, ya da “küçük olsun benim olsun” zihniyetini bir takım hizipçi, intikamcı yüzler ve kadrolarla bezenmek!
CHP’nin hedefi elbette ki; bunlardan ilki olmalı.
Akıl da siyaset te bu görüşü hakim kılıyor. 
Ancak;
CHP’nin yerel teşkilatları, bu görüşü pek de ciddiye almıyor!
Tıpkı, Zonguldak gibi!
Bakınız;
Merkez ilçe kongresi, eski Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun, Merkez İlçe yöneticilerinden Sevgi Alay, CHP’nin yeni üyelerinden Osman Zaimoğlu ve eski Belediye Meclis üyelerinden Bahattin Arı’nın yarışacağı Pazar günü yapılacak.
Bu isimlere baktığımızda;
Şansı diğerlerine göre daha fazla olan kadın adaylar dışında diğer adayların şansı var mı?
Bence yok!
Nedenlerine gelince, birkaç noktaya dikkatinizi çekmek isterim.
Osman Zaimoğlu, CHP için “ithal” isimdir.
Partiye Şenol Şenal’ın belediye başkan adaylığı döneminde girdi.
Siyasal düşünce ve çizgisi Doğru Yol geleneğinden gelmektedir. DYP’nin yönetimlerinde görev almış, bu partinin milletvekili Necdet Yazıcı ve ekibiyle siyaset yapmıştır.
CHP tabanı ile örtüşen siyasal bir yapısı olmadığı gibi, CHP’nin her zaman karşısında faaliyet göstermiş kişidir.
CHP adaylığı ise eski İl Başkanlarından Halil Furat’ın (Zaimoğlu’nu biraz da hemşericilik duygularıyla) ortaya çıkarma temeline dayalıdır.
CHP’nin bu tür adaylardan başı çok ağrımıştır. Bu kez yoğurdu üfleyerek yiyeceğini düşündüğümden Osman Zaimoğlu’nun zincirin en zayıf halkası olduğunu söyleyebilirim.
Diğer aday Bahattin Arı’ya baktığımda;
Aday olma cesaretini nasıl gösterdiğini gerçekten çok merak ediyorum.
Zira; Arı hakkında parti içinde belediye meclisi üyesi iken CHP adayı Muharrem Akdemir yerine “AK Parti adayı Metin Demir’e oy verdiği” şeklinde çok ciddi iddialar var. 
Amacım kesinlikle “karalama” falan değil…
Rüşvetin belgesi olmadığından bu iddiayı da kanıtlamak olası değil. Metin Demir konuşmadığı sürece bu iddia, sadece “iddia” olarak ortada kalır!
Çok iyi biliyorum ki; Bu iddia Bahattin Arı’nın da kulağındadır. Ancak bugüne kadar “sessiz” kalması da düşündürücüdür!
Bir diğer aday Ebru Uzun ise adaylar arasında “biat kültürünün” en önemli temsilcisi olarak karşımızda duruyor.
Pek çok kez bu köşeden yazdım ve eleştirdim.
Tekrara düşmek istemiyorum. Ama şunu bir kez daha hatırlatmak gerekir.
Ebru Uzun’un şu an için tek hedefinin CHP’yi merkezde güçlendirmek olmadığını, aksine “intikam peşinde” olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Şöyle ki;
Harun Akın ve müritleriyle hareket eden, Harun Akın’ın belediye başkanlığına aday gösterilmediği için sandığa gitmeyen, gitse bile CHP’ye oy vermeyen, en önemlisi AK Parti’ye oy isteyen Ebru Uzun’un (Ki; bugüne kadar bu iddiaları çürütecek bir tek açıklama bile yapmadı) delegelerden kazanacak bir karşılık bulacağını hiç beklemiyorum!
“İhanetçiler” söylemi, Ebru Uzun ve ekibine boşuna yakıştırılmadı. Bu konuda güçlü iddia ve tespitler var.
Üstelik;
Zonguldak belediyesini haksız kazançlarla soyan ve hakkında pek çok soruşturma açılan, siyasi çizgisi olmayan, her tarafı oynayan eski Belediye Meclisi Üyesi Zeki Çolak’tan il delegesi yazma şartıyla 20 bin lira alması da cabası!
Gelelim Sevgi Alay’a…
Pazar gününün bana göre en şanslı adayı Sevgi Alay olarak görünüyor.
Sevgi Alay ortaya çıktığından bu güne kadar her zaman “taban” vurgusu yaptı.
“Kimsenin adayı değilim” dedi.
Diğer adaylar hakkında tek bir olumsuz kelime kullanmadı. Kendi düşüncesini paylaştığı arkadaşlarıyla yola çıktı. Hedefini Zonguldak’ta en az 3 milletvekili olarak açıkladı.
Ne milletvekilliğine ne de belediye başkanlığına “göz” kırpmadı.
“Yenilenen yüzümüzle iktidar için yetki istiyoruz” dedi.
Sevgi Alay’ın bu tür söylemlerine inanmayanlar, O’na güvenmeyenler elbette ki olabilir.
Ancak; 
Her ne kadar CHP’nin il ve ilçe başkanlıkları koltukları “denenme” yeri olmasa bile ben Sevgi Alay’ın denenmesi gerektiğini düşünüyorum…
Öte yandan;
CHP’nin o bilinen kaypak yapısı içinde her türlü sonucun üye ya da seçmen beklentisine ters düşebileceği inancımı da “saklı” tutuyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Levent
Levent - 7 ay Önce

Katilmiyorum abı, yazdıklarının bir çoğu doğru olabilir.bu yazinda desteklediğin adayı yüceltir gibisin.kimi destekledigini dahi bilmiyorum;ama bildiğin gercekleride gizlememen gerektiğinide düşünüyorum.o malum millet vekilinin ailesinin millet vekilliği seçimlerinde sıralamayı beğenmeyip esrafina chp ye oy vermeyin dediğini. Ve o vekilin şu anda hangi adayı destekledigini anlatman daha doğru olacağını düşünüyorum. Amaç eğer insanların geçmişiyle yargilanmasiysa bu parti ileriye gidecek enerjiyi nerden kullanacak.saygılar sunuyorum.değerli yazılarını dikkatle okuyor.yeni yayın gurubunda başarılar diliyorum abi.yayınlarsan sevinirim...