BAŞKAN BANA KÖK SÖKTÜRECEKMİŞ...

Haber, yazan muhabire veya yazılan kişi ve kurumlara göre anlam değiştirmez.
Haberde olması geren bazı kurallar ve kriterler vardır.
Şimdi buradan 5N1K gibi kavramlarla sizleri rehin almak istemiyorum.
Bir belediye başkanının akrabasını veya akrabalarını, belediye meclis üyesinin oğlunu işe alması haberdir.
Başkanın kim olduğunun, yazan gazetecinin kim olduğunun hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur.
Teknik ve kurallara göre yazılmış haberi anlamak için de öyle ince zekaya filan da ihtiyaç yoktur.
Şimdi, belediye başkanı yeğenini başkanı olduğu belediyeye işe almış.
Bu haberde; Yeğenine torpil yapan başkanın adını,başkanı olduğu belediyeyi ve torpil yaptığı yeğenin adını yazdığın zaman...
Bunu anlamak için de yazmak için de ince zeka gerekmez.
İnce zeka ne zaman gerekir biliyor musunuz?
Eğer yaptığınız haberde amacınız, kamuoyunu bilgilendirmek değil de sadece birilerine mesaj göndermek, birilerinin dikkatini çekmekse, işte bu haberi yazmak da anlamak da hem ince hem de fesat bir zeka gerektirir.
Çünkü bu tarz bir haber okur anlamaz.
Sadece sözkonusu iddiayı bilenler ve o iddiaya konu olan kişi anlar.

Mesela şöyle bir haber başlığı düşünün;
'Çalışanı ile aşk yaşayan belediye başkanı kim?'
Haberin içinde ise belediyenin adı yok.
Belediye başkanının adı yok.
Aşk yaşadığı bayan çalışanın da adı yok.
Sadece yaşanan aşkın il, ilçe, otel, daire gibi mekanı işaret eden ipuçları var.
Şimdi bu haberi çözebilmek için ince zekadan bahsedebiliriz.
Çünkü, ince zeka gerektiren haberleri yazmak, beraberinde akçeli ve ince işleri de getirir.
Böyle bir haberi sadece habere konu olan belediye başkanı anlar.
Ve bir şekilde haberi yazan ince zekalı gazeteci arkadaşa ulaşıp, 'çalışanıyla aşk yaşayan belediye başkanı kaskosu' yaptırarak olayı çözer.

Bizim yaptığımız haberlerde, yazmak için de anlamak içinde ince zekaya ihtiyaç yoktur.
Çünkü biz, 'hangi belediye başkanı yeğenlerini işe aldı' diye haber yapmayız.
Başkanın da yeğenlerinin de adını o haberin içine koyarız.
Gerek yok insanların aklıyla, zekasıyla dalga geçmeye.
Yaz haberi kuralına göre geç karşıya.
Okuyan herkes de anlasın.

İşte bu memlekette, ince zekasıyla haber yapıp, ince işleri olan bürokrat, işadamı ve siyasetçiler söğüşleyen...
Söğüşleyemediğini ifşa eden gazetecilik anlayışı prim yapıyor.
Bu tarz haberciliğe prim veren o siyasetçiler de bu karakterdeki gazetecilerle siyaseti ve bürokrasiyi birlikte dizayn ediyorlar.
Sonra da çıkıp bizlere etik ve ahlak dersi verme cüretini kendilerinde buluyorlar.
Bununla da yetinmeyip, 'köpek' diye hakaret edip, 'sokakta rahat dolaşamayacaksınız' diye tehdit edebiliyorlar.
Ben bir başkana 'kancı' demeyecek kadar haddimi bilirim.
Ama bana 'köpek' diyene de haddini bildirmeden bu memleketten gitmem.
Benim kimsenin yattığıyla, düştüğüyle, kalktığıyla işim yok.
Kimsenin yatak odasını da merak etmiyorum.
Ama habercilik, gazetecilik nedir, nasıl yapılır çok iyi bildiğimi düşünüyorum.
Ben ince zeka, kalın zeka anlamam.
Belgeli, isimli, görüntülü açık açık haberi yapar, geçerim karşıya.
Haberin belgesi Kıbrıs'taysa, Kıbrıs'a giderim.
Haberin belgesi Ankara'daysa Ankara'ya giderim.
Alırım belgeyi, öyle size 'bende o belge var bende bu belge var' diye haber göndermem.
Size kasko filan da yapmam.
O ince zekanızı da zorlamam.

Bana, '...kök söktürecekmiş...'
Ben çocukluğumda Kadirli'de çok turp söktüm.
Göksun'da, çıra yapmak için çok çam kökü söktüm.

Ben alışkınım kök sökmeye.
Senin de, arkadaşlarının da, o bitirim ağabeylerinin de tehdidi bana sökmez.
Hodri meydan!
Kök mü söktürüyorsun, kan mı kusturuyorsun görelim.
Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın.

Kendi adıma konuşmam gerekirse;
Ak Partili değilim.
Ama Ak Parti düşmanı da değilim.
Ak Partili arkadaşlarım, dostlarım da var.
Haber müdürü olduğum kurumda Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tüm halka sesleniş açıklamaları canlı olarak yayınlanıyor.
Son 6 ayda Ak Parti Milletvekili Hamdi Uçar Elmas TV'de onlarca kez telefonla ve canlı yayına bağlandı.
En az 5 kez de canlı yayın konuğu oldu.
Ak Parti milletvekillerinin, belediye başkanlarının, il-ilçe başkanlarının tüm açıklamaları, diğer partiler gibi yayınlarımızda yer aldı.
Neden bunları yazıyorum biliyor musunuz?
Ben sizin, hakaret ve tehdit kusan o terbiyesiz ağzınızla Ak Parti Genel Merkezi düzeyinde de mücadele edeceğim.
Sizin Zonguldak yerelinde gönül belediyeciliği ile başlayıp, kibir belediyeciliğine dönüşen siyasetinizi Ak Parti Genel Merkezi'nde de teşhir edeceğim.


 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Abbas
Abbas - 1 ay Önce

Bu cesaretinizden dolayı sizi tebrik ediyorum,inşAllah bir pazar günü bir yerlerde toplanıp birileri size ayar verme cesaretinde bulunmazlar,sizi takip etmeye devam edeceğim saygılar

Ak partili
Ak partili - 1 ay Önce

Durmanız hata Seyfi bey çoktan göndermiş olmalısınız genel merkeze

Mustafa
Mustafa - 1 ay Önce

Zonguldakta belediyecilik yokki gönül belediyeciliği olsun. Bir buçuk yıldır hiç bir hizmet görmedi şehir. Başka kurumların yaptığı sahil düzenlemesi vb çalışmaları belediye yapıyormuş gibi göstermeye çalışıyorlar. İnsanlar hizmet bekliyor hizmet yerine hava atılıyor. Önceki belediye yönetimi şartlarına rağmen bu günlerden eksiği yoktu. Artısı vardı mütevaziydi.

Ak parti
Ak parti - 1 ay Önce

Adam kayirmada bunlarda hikaye de bunlarda..

ali
ali - 1 ay Önce

sevgili baskanımız benim bildigim 3 tane alinin kagıyıgına binmiş nerde inecek çok merak ediyorum fakat şunu unutmaması gerekir biz reise soz verdik alana degil boş kagadayı ayaklarını bırakmaz ise bu şehiri terk etmek zorunda kalacak emin olsun şükran larımı sunarım kendisine