Basın Özgürlüğü ve Etik

Basın özgürlüğü demokrasinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu özgürlük evrensel gazetecilik ilkelerine uygun olarak kullanıldığında, gerçekleştirilen dürüst, adil ve tarafsız haberlerle kamu adına denetim görevi sağlanmış olur. Habercilik bu çerçevede gerçekleştirildiğinde basın, yetkililerin, yöneticilerin ve karar vericilerin en önemli dostu olarak görülmelidir. Çünkü yönetilen kurum veya bölgenin ölçeği büyüdükçe her detaya hakim olabilmek imkansızlaşır. İşte bu noktada basın, yönetici ve karar vericilerin gözü kulağı işlevini görür ve varsa eksikliklerin ya da hataların düzeltilmesine olanak tanır.

Bununla birlikte habercilik ticari kaygılar ya da kişisel hırslarla yapılmaya başlandığında, gelir elde ettiğiniz kişi ya da kurumlarla ilgili olumsuz haberleri sümen altı edip, gelir elde edemediğiniz kişi ya da kurumların üstüne üstüne gidip zamanlı zamansız en küçük detaylar bile abartarak verilmeye başlandığında, habercilik yerini şantaja bırakmış olur. Şantaj da basın ahlakına (etiğine) aykırı olduğu gibi, aynı zamanda suç sınıfına da girebilir. Bu noktada http://medyaetikkurulu.org/wordpress/index.php/gazetecilik-meslek-ilkeleri/ sayfasından erişebileceğiniz Evrensel Gazeticilik İlkelerin’nin bazı maddelerini dikkatinize sunmak isterim:

Madde 1: Gazetecinin temel görevi, gerçekleri nesnel bir biçimde, çarpıtmadan, sansürlemeden aktarmaktır.

Madde 4. Basın yayın organları masumiyet karinesine saygılı olmalı, suçluluğu yargı kararıyla sabit olmadıkça herhangi bir kişiyi suçlu ilan edecek yayın yapmaktan kaçınmalıdır. Yargı süreci devam eden davalarda iddialar ve savunmalar adil ve dengeli biçimde aktarılmalıdır.

Madde 10. Hastanelerde araştırmalar yapan, bilgi ve görüntü almaya çalışan gazeteci, kimliğini belirtmeli ve girilmesi yasak bölümlere ancak yetkililerin izniyle girmelidir. Yetkili kişinin ve hastanın (onun izin veremeyecek durumda olması durumunda yakınının) izni olmaksızın, hastane ve benzeri kurumlarda hiçbir yolla ses ve görüntü alınmamalıdır.

Madde 19. Habere konu edilen veya edilmesi düşünülen kişi ve kurumlardan, hediye, maddi çıkar veya ayrıcalık kabul edilmemelidir.

Madde 20. Gazeteci, elde ettiği bilgileri doğrulatmak için çaba göstermelidir.

Madde 21. Gazeteci, kişi ve kuruluşları eleştiri sınırları ötesinde aşağılayan, hakaret içeren ifadeler kulllanmamalıdır.

Madde 22. Özel yaşamın gizliliği esastır. Üstün bir kamu yararı olmadıkça veya kişinin rızası alınmadıkça özel yaşamın gizliliğini ihlâl eden habercilik yapılmamalıdır.

Madde 23. Gazeteci, gizlilik sözü verdiği haber kaynağını açıklamamalıdır. Kaynağın kamuoyunu açıkça yanılttığı durumlarda gizlilik ortadan kalkar.

Madde 25. Haberde, konuşmalardan ve demeçlerden yapılan alıntılarda bağlam saptırılmamalıdır.

Madde 29. Gazeteci, bir haberin yayımlanması veya yayımlanmaması karşılığında maddi veya manevi çıkar peşinde koşmamalıdır.

Değerli okurlarım, Genel Yayın Yönetmenimiz Sayın Atilla Öksüz uzun zamandır tanıdığım, basın ahlakı konusunda yüksek hassasiyetleri olan ve yorulmak bilmez Zonguldak Savaşçısıdır (Bu tanımı ilk defa Prof.Dr. Ahmet Ercan’dan duymuştum). Kendisinin duyarlı haberciliği sayesinde Zonguldak önemli kazanımlar elde etmiştir. Mithatpaşa Tünelleri’nin hayata geçirilebilmesinde, kentimizdeki kirli sanayi yoğunlaşmasına karşı çevre bilincinin oluşmasında başrollerde bulunmuştur. Hala kentin gelişimi için yoğun bir çaba içerisindedir. Kendisi ile her konuda anlaşamasak da (Fevkani Köprüsü gibi J) habercilik anlayışına duyduğum saygı nedeniyle 2 yılı aşkın bir süredir Elmas 67’de sizlerle 25 yıllık mesleki ve 50 yıllık hayat deneyimlerimi paylaşmaktan mutluluk duydum. Hiç kimseyi hedef almadan ülke ve kent gündemiyle ilgili görüş ve önerilerimi sunmaya gayret ettim. Bununla birlikte son birkaç haftadır yazarlık yapmış olduğum gazetede, mensubu olduğum üniversiteme yönelik birtakım haberler çıkmaktadır. Bu haberlerin doğruluğu ya da maksadının ne olduğu kamuoyunun takdiridir. Kamuoyunun takdiri ne olursa olsun, böylesi bir ortamda gazetemdeki yazılara bir süre ara vermenin etik bakımdan uygun olacağına karar vermiş bulunmaktayım. Burada veya başka bir platformda en kısa sürede tekrar birlikte olabilmek dileğiyle hoşçakalın.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet
Mehmet - 5 ay Önce

Bu ne üniversitenin hali. Her gün haber oluyor. Ne oldu bu üniversiteye.

Derya
Derya - 5 ay Önce

Genel sekreter neden yediklerinin hesabını ödemiyor. Kendi yediği gibi çocukları da yiyor bedava. Üniversite genel sekretere mi çalışıyor. Devletin parasını yemek günah değil mi. Bir de ihl mezunu olacak. Bir gün fitil fitil burnundan gelecektir. Rektör neden müdahale etmiyor. Genel sekreter kim oluyor. Dokunulmazlığı mı var. Herkes parası ile yerken o nasıl bedava yiyor. Devletin arabası ile özel işlerinde. Üniversiteye hiç faydası olmayacak mı hep yiyecek mi.

Sezai
Sezai - 5 ay Önce

Bedava yemesine engel olanları gönderdi 4 kişiyi konuk evinden sürdürdü.

Tebrikler
Tebrikler - 4 ay Önce

Duruşunuzdan dolayı tebrik ediyorum Hakan hocam
Elmas67 de gayet iyi bilmektedir ki bu haberlerin nedeni ahlaksız davranışları nedeniyle işten çıkarılan, gazeteci de olduğunu iddaa eden (bence gazeteci sıfatı taşıyan kişileri de lekeleyen) kişinin işten çıkarılmasının acısını bu şekilde almaya çalışmasıdır
Bu yorumumu yayınlayamayacaklarını bilsem de yazmak istedim
Selam ve saygılarımla

Yaşar
Yaşar - 3 ay Önce

Üniversite basın açıklaması yapmış. Özrü kabahatinden büyük. Asistanlara ücret ödenmeyeceğini doğruluyorlar. Bakın neden ödenmeyecekmiş. Sgk ile yapılmış olan protokol sonucu olağan dışı kesinti bahanesi. Sgk olağan dışı kesinti yapmaz. Bu kesinti protokolün yapıldığı zamandan bellidir. Olağan dışı olan neymiş. Protokolde neye imza atıldıysa ona göre işlem yapılıyor. Sgk ya olağan dışı diye suç atmakla bu sorumluluktan kurtulamazlar. Üniversitenin geldiği günlere bakın. Böyle zamanlarda yaşanacakmış demekki.