ALAPLI'nın DEĞİL AK-AL'ın BELEDİYE BAŞKANI

AK-AL İplik Fabrikası Alaplı ve Ereğli ilçelerine istihdam sağlayan, önemli bir tekstil kuruluşu.
AK-AL İplik Fabrikası, son yaşanan COVİD-19 vakalarını ardından gündeme otururdu.
Tüm dünya gibi ülkemiz de ilimiz de yaklaşık 3 aydır korona ile yatıp, korona ile kalkıyoruz.

Cumhurbaşkanı'ndan Sağlık Bakanı'na, valilerden belediye başkanlarına, sivil toplum kuruluşlarından muhtarlara kadar herkes korona virüsü tedbirleri konusunda açıklamalar yaparken, böylesine büyük bir fabrikanın bu önlemleri dikkate almayarak üretime devam etmesi, üretime devam ederken de gerekli tedbirleri almaması yeni vakaları beraberinde getirdi.

Oysa son haftalarda Zonguldak'ta vakalar oldukça azalmış, hatta bir ara sıfırlanmıştı.
Şimdi AK-AL vakasıyla yine ülkenin korona virüs gündeminde yine Zonguldak var.
AK-AL yöneticileri uyarıları ciddiye alıp, üretime ara verseydi veya üretim esnasında gerekli tedbirleri almış olsaydı, Zonguldak pandemi sürecinin sonuna gelmiş olacaktı.

AK-AL yönetiminin kar hırsı, ne yazık ki insan sağlığının önüne geçti. Bu hırs yüzünden pozitif vaka sayısı 20'ye ulaşırken, yapılan filyasyon çalışmaları neticesinde yüzlerce insan da karantina altına alındı.

Ülke genelinde yüzlerce fabrika, onbinlerce esnaf korona virüs tedbirleri kapsamında üretimleri durdurup, milyarlarca lira zarar ederken, AK-AL yönetiminin üretime devam etmesini hangi kelime ile izah edebiliriz ki?..

Hadi, AK-AL yönetiminin kar hırsı yüzünden üretime devam etmesini anladık diyelim, Alaplı Belediye Başkanı Nuri Tekin'in açıklamalarını nasıl anlamalıyız?

Başkan Nuri Tekin, AK-AL İplik Fabrikası'nın yaşanılan vakaların baş sorumlusu olarak gösterilmesinin doğru olmadığını ifade ederek, ‘Son günlerde ilçemizde artan Covid19 vakalarından sadece AK-AL İplik Fabrikası'nı sorumlu tutmak doğru değil. AK-AL İplik Fabrikası ilçemizin ortak değeridir. AK-AL virüs değil, iplik üretiyor’ açıklamasını yapma cesaretini gösterdi.

Bir belediye başkanı, böyle bir durumda kimin çıkarlarını savunmalı?
Kimin avukatlığını yapmalı?
Tabi ki onu o makama seçen Alaplı halkının çıkarlarını korumalı ve halkın savunuculuğunu yapmalı.
Ama bizi Nuri Tekin Başkan halkın değil, tam anlamıyla sermayenin çıkarlarını gözeten bir açıklamaya imza attı.
Neymiş efendim, insanlar evine ekmek götürüyormuş...
Sadece AK-AL İplik Fabrikası'nda çalışanlar mı evine ekmek götürüyor?
Peki, şimdi ne olacak başkan?
Fabrika üretimi durdurdu, insanlar evlerinde karantina altında, 20 vatandaşımız virüs belasıyla mücadele ediyor...
Hangisi daha önemli?
AK-AL İplik Fabrikası'nın üretim yapması mı, yoksa insanların sağlığının tehdit altında olması mı?

O kadar fabrika, o kadar esnaf keyfinden mi dükkanlarını kapatıp, üretimlerini durdurdu?
Milyonlarca insanımız virüs belasıyla mücadele etmek için aylardır evlerinden çıkmıyor. Yine milyonlarca insan bu süreçte ekonomik sıkıntılarla boğuşuyor. Topyekun bir ülke virüsle mücadele etmek için işinden, aşından, kazancından feragat ediyor.

Sen diyorsun ki, 'AK-AL İplik Fabrikası'nı baş sorumlu tutmak doğru değil.'
Peki, AK-AL bu işin baş sorumlusu değilse, kim sorumlu olan?
Senin de dediğin gibi evine ekmek götürmek için çalışan AK-AL emekçileri mi baş sorumlu?

Sen ne dersen de...
Fabrikada yaşanan salgının baş sorumlusu da baş kahramanı da AK-AL yönetimidir.
Madem üretim yapma kararı alındı, o fabrikada çalışan her işçinin sağlığından da AK-AL yöneticileri sorumludur. Çünkü fabrika yönetimi üretim sürecinde çalışanları için gerekli tedbirleri almış olsaydı, bu salgın yaşanmazdı.

Bu süreçte yasaklara uymayan, sosyal mesafeyi korumayan, maske takmayan vatandaşlara ceza kesen devletin yetkili kurumları, AK-AL İplik fabrikası yönetimi için de gerekli soruşturmayı yapmalı ve bu salgında bir ihmalleri varsa, cezalandırmalıdır.

Alaplı Belediye Başkanı Sayın Nuri Tekin'e de buradan seslenmek istiyorum;
Sayın Başkan, sen Alaplı halkının belediye başkanısın.
Bırak AK-AL yönetimi kendini savunsun, sen halkının yanında ol ve halkının çıkarlarını savun...
Alaplı halkının sağlığı, AK-AL'ın imajından çok daha önemlidir.


 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Recep Aktaş
Recep Aktaş - 1 ay Önce

Önce yetki ver sonra cıban başi ilan eyle : İslam toplumu, hatada ısrar etme davranış bozukluğu hastalığına yakalanmış gibi, tedavisinin yazılı olduğu elindeki reçeteye bakıp sürekli okumakta ama talimatlara uymamakta, bundan dolayı meydana gelen aksaklık, yanlış, hata ve suçların sorumlusunu hep bir başkasına yüklemekte, suçluyu hep dışarıda arama gibi bir hastalığımız var; suçlu Avrupa’dır/ABD‘dir/İngiltere’dir/İsrail’dir. Yetmedi mi? Bunların maşaları olan başımızdaki işbirlikçileridir, küresel emperyalizmdir ve bunların dostu olan şeytandır. Hele birde olup bitenlere kaderci bir mantıkla bakıp da “bunların hepsi taktiri ilahidir, boyun eğip kadere teslim olmamız gerekir,” diyerek adeta suçu Allah’a yükleriz de kendimize hiç toz kondurmayız.

Şunu aklı selim olan herkes kabul eder; ortada bir suç var ise, o suçu irtikap eden(ler) de vardır. Yukarıda saydığımız şeytan ve dostları suçlu doğru. Ama bir doğru daha var ki; onlar kadar bizler de (Müslümanlar) suçluyuz, hatta suçun %90’nı bize ait dense abartmış olmayız. Herkes kendi üzerine düşeni (zalim, zalimliğini) yapmakta, ama bizler sorumluluklarımızı bilmiyor, bu bilgisizliğimizden dolayı onları yerine getirmediğimizin farkında bile değiliz.! Bundan dolayı suçluyuz.

irfan kahraman
irfan kahraman - 1 ay Önce

Seni akal seçmedi 2 kere belediye başkanı olarak alaplı halkı seçti akal 'ın yönetimi konuşsun hata bizde demesi lazım