Akdemir yeniden aday!

"Ak Parti'nin kazanma şansını yazdın CHP'yi neden yazmadın?" diyenler oluyor.

Yazalım.

Haklısınız.

Bakmayın farklı kanatlardan Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir'e yönelik sert eleştirilere.

2014 seçimleri öncesinde de bunlar yaşandı.

Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Günaydın her toplantıda Akdemir'e yükleniyordu.

Yok sayıyordu.

Örgütten, sokaktan her noktadan tepkiler geliyordu.

Bir asfalt yapıldı tartışma bitti.

Akdemir anketlerde yeniden yükseldi.

Sonra aday gösterildi.

Benim iddiam şu.

"Akdemir bitti. Akdemir bir daha asla aday gösterilmez" diyenler yanılıyor.

Akdemir'i aday göstermeyebilirler ama adaylık konusunda en şanslı isim Muharram Akdemir'dir.

Bu dönem ki asfalt performansı bu süreci yakından etkileyecek bir durum.

Kaldı ki seçim çevresinin değişmemesi en büyük avantajı.

CHP'de gürültü her zaman yüksek çıkar ama Akdemir onların hepsine alışkın.

Akdemir'in gücü örgütün üzerinde.

Akdemir kendine kızanların bile doğrudan desteğini ve oyunu almış bir isim.

Hatta Ak Partili müteahhitlerin bile Akdemir'e çalıştığını gördük son seçimde.

Elbette daha pek çok faktör var.

Mevcut başkan olması nedeniyle psikolojik üstünlük Akdemir'de.

Hele ki Şerafettin Turpcu da gitti ki ibre tamamen Akdemir'e dönmüş durumda!

Halkın kimi tercih edeceği sonra ki iş!

 

 

Bu işi Çağlayan çözer!

 

Geçtiğimiz günlerde vatandaşlardan sürekli olarak yaşanan sorunla ilgili fotoğraflar geldi.

Sorun malum.

Tren seferleri.

Ve iki vagona sıkıştırılmış insanlar.

Elmas TV yazarı Hayati Yılmaz trenlerde yaşanan izdihamı ironik bir görselle yorumladı.

Bacalarından zehir çıkan Çatalağzı termik santralinin önünden geçmekte olan bir tren.

Hindistan'da çekilmiş içi, yanları ve üzeri insan dolu bir tren.

Not olarak;

"Az daha zorlarsanız bu hale düşeceğiz..." diyor.

Ve devam ediyor.

 "Her yıl iki üç kere tren tarifesini değiştirenler, trenlere iki vagon ekleyemiyor. İşleri güçleri tarife değiştirmek. İşin ucu Zonguldak olunca neden "gıdım gıdım" veriliyor? Zonguldak halkı cezalandırılıyor mu yoksa önemsenmiyor mu? AKP' ye 3 milletvekili çıkartan bu şehir değil mi?" diye bitiriyor.

Gerçekten bu acı durumu seçimde bile kimse mesele yapmadı.

Medya yazmadı, diğer siyasiler görmedi.

milletvekillerine varıncaya kadar bu sorunu en kestirmeden anlayabilecek isim merkez ilçe başkanı Mustafa Çağlayan!

Mektubu adrese ulaştırıyoruz!

Gönüller konuşarak değil sorun çözerek kazanılır.

Çağlayan bu işi çözer!

 

 

Seviye!

Adam makamda yakalanmış.

Diyorum ki bazen seviyeyi bozayım!

Değer verdiğimiz bir ağabeyimizi arayamaya karar verdim.

O benden davrandı.

Dedi ki;

"Sana yakışmaz"

Öte git başkan!

Seni başkası yazsın!

 

Yaktın kendini!

CHP'de yeni bir heyecanın adıydı Umut Başoğlu.

Balon gibi söndü.

Seçim öncesinde kendisine il başkanı olarak kalmasının siyasi geleceği ve partisi için daha doğru olacağını söyleyenlerdenim.

Kendisine karşı kurulan tuzağın farkına varmadı.

Başoğlu'nu uzaklaşması ile alan derinliği yakalayanlar şimdi kozlarını paylaşacak.

Oysa ki Başoğlu il başkanlığında kalacak ve toplumda karşılık bulacak çalışmalarla hem kendi hem partisinin çıtasını yükseltecekti.

Bunu yapınca zaten sistem Başoğlu'nu Ankara'ya taşıyacak o çok istediği milletvekilliğine kavuşturacaktı.

O zaman kimse engel olamazdı.

CHP'nin zaten üçüncü milletvekili çıkarma şansının olmadığı bir dönemde inandı çalıştı.

Belki de asla yakalayamayacağı bir şansı henüz üç aylık bir il başkanlığından istifa ederek kendi ayağına sıktı!

Görevinde kalsa halka seslenecekti şimdi tavuklara seslenecek!

YORUM EKLE