AK Parti ve CHP’de kongre süreci

Her iki partide kongre süreci başladı.
AK Parti’de delegeler belirlendi, sıra ilçe başkanlarının atanmasına kaldı.
Atanması(!) diyorum, zira AK Parti’de teşkilat başkanları ve yöneticileri temayül yoklamalarının ardından genel merkez tarafından atanıyor.
Yeri geliyor yöre milletvekillerinin talep ve görüşlerinden bile sonuç alınamıyor!
Bu süreç her ne kadar demokratik olmasa bile AK Parti tabanı ses çıkartmıyor ya da çıkaramıyor.
Bu nedenlerden dolayı;
AK Parti’nin teşkilatlarının belirlenmesinde ‘‘şu isim olur ya da bu isim olur’’ demek oldukça zor…
Bakınız;
Buna rağmen AK Parti kulislerinde konuşulan ve değişmesi ‘‘kuvvetle muhtemel’’ 2 isim var. Biri Merkez İlçe Başkanı Mustafa Çağlayan, diğeri Ereğli İlçe Başkanı Fatih Çakır
Aldığım duyumlara göre, Mustafa Çağlayan’a parti içinden 2 iş adamı tarafından ‘‘partinin giderlerini karşılama’’ adı altında maaş bağlanmış(!)
Elimde kesilen fatura ya da banka dekontları olmadığı için belgelemem zor.
Ancak kaynaklarım oldukça güvenilir kaynaklar…
Diğer isim Fatih Çakır’a ise Ereğli’de AK Parti tabanından müthiş bir tepki var.
Parti üyelerine ‘‘tepeden bakma’’ gibi megaloman yapıya bürünen Çakır’ın istenmemesinin nedenlerinin başında bu yapısı geliyor.
Sadece üyeler değil.
Partinin seçmenlerine de aynı tutumumu sergilemesinin yanı sıra onların sorunlarına eğilmemesi, kendisine ulaşılamaması, ‘‘bugün git yarın gel’’ taktiği sanıyorum AK Parti Genel Merkezi tarafından da dikkate alınacak!

***

CHP’nin kongre sürecine gelince;
Kavgalı, gürültülü olsa da sürecin işlemesi AK Parti’ye göre daha demokratik ortamda sağlanıyor.
Önce tüm üyelerin katılımlarıyla delege seçimleri, ardından Çaycuma, Ereğli, Kozlu, Alaplı, Kilimli ilçe kongreleri yapıldı.
Son olarak diğer ilçe kongreleri ile birlikte 14 Ocak’ta merkez ilçe kongresi yapılacak.
CHP ilçelerde tek adaylı seçime giderken merkez ilçede bu sayı 3 ya da 4’ü bulabilir.
CHP kulislerinde Sevgi Alay, Ebru uzun, Bahattin Arı ve Osman Zaimoğlu’nun adı geçiyor.
Peşinen söyleyeyim…
Doğru Yol kökenli ve bu partinin milletvekili Necdet Yazıcı ile yıllarca aynı yolda yürüyen Osman Zaimoğlu, CHP’den aday gösterilemez.
Yerel seçimlerde CHP adayı Şenol Şanal’la birlikte çalışan ve bu nedenle de bazı partililer tarafından Şanal’ın tepki almasına neden olan Osman Zaimoğlu’nun aday gösterilmesi için kulis yapan Halil Furat’ın gücü buna hiç yetmez!
Adaylar arasında adı geçen Bahattin Arı’nın ise aday olması için CHP kamuoyuna açıklaması gereken bir konu var!
Bu konuya açıklama getirmediği sürece aday olması mümkün değil.
Aslında;
Arı’nın bırakın aday olmasını, açıklama yapmadığı sürece CHP’den istifası bile istenebilir!
Ebru Uzun’a gelince;
Yerel seçimlerde Harun Akın’ın başını çektiği ekibiyle birlikte ‘‘ihanet’’ suçlamalarına yanıt veremeyen Ebru Uzun’un sağduyulu delegelerden karşılık bulacağını hiç sanmıyorum.
Zaten delegeler de bu durumu sık sık dile getiriyor.
Hatta ekibi bile ‘‘henüz toplanıp Ebru Uzun’u aday gösterip göstermeme konusunda bir karar alamadık’’ şeklinde görüş beyan ediyor.
Şimdi;
Bir başka isim ortaya çıkmaması halinde geriye Sevgi Alay kalıyor.
Sevgi Alay’ın diğer 3 aday gibi handikapları yok.
Bu durumda kendisini ‘‘en şanslı aday’’ olarak görüyorum.
Ancak;
Sevgi Alay’ın ‘‘Deniz Yavuzyılmaz’ın adayı’’ şeklinde lanse edilmesi Yavuzyılmaz karşıtları tarafından tepki çekiyor.
İşte; ben burayı bir türlü anlamıyorum.
Sevgi Alay’ı istemeyen ve her zaman sıklıkla dile getirdiğim ‘‘küçük olsun, benim olsun’’ zihniyeti ile beslenen Harun Akın, Şerafettin Turpçu, Ali Koçal, Halil Furat, Aliihsan Köktürk gibi isimler, sanki o koltuklara tabanın istediği adamları oturttular!
Pes doğrusu!

YORUM EKLE